ÇOCUKLARA OKUMA İLGİSİ KAZANDIRMA
ÇOCUKLARA OKUMA İLGİSİ KAZANDIRMADA ÖĞRETMENLERE ÖNERİLER
Okuma kültürü gelişmemiş ailelerde okuma konusunda tek şans okullardır. Okumayı özendirmede en büyük görevin öğretmenlere düştüğü söylenebilir. Öğretmenin okuma sevgisi kazandırmada çocuğa bilinçli bir şekilde yaklaşması gerekir. Bu konudaki en büyük adım da yine kitap seçimi ile ilgilidir. Öğretmenin ders içinde ve ders dışında öğrencilere önerebileceği kitapların seçimi ve bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlar kuşkusuz çok önemlidir. Öğretmen, otoriter ve ezberci eğitime karşı çok yönlü ve eleştirel düşünmeyi geliştirmeyi temel alan çağdaş eğitim anlayışını özümsemişse, yalnız doğru seçimi yapmakla kalmayacak, aynı zamanda müfredat programlarında yer alan bir çok okuma parçasına da eleştirel bir yaklaşım getirecektir.
& Ders içinde kitap okumaya yer verilmeli, okunanların üzerinde konuşulup tartışılmalı, çocukların okuduklarını kendi yaşam deneyimleriyle karşılaştırarak değerlendirmelerine olanak tanınmalıdır.

& Öğretmen çocuklara sevecekleri masal ve hikayeler okuyabilir.
& Çocuklara ödül olarak kitap armağan edilebilir.
& Doğum günlerinde kitap armağan etmeleri teşvik edilebilir.
& Okumayı seven / sevmeyen çocukları ve sonuçlarını konu alan hikayeler okunup tartışılabilir.
& Öğretmenin, çocukların yaşı ve içinde bulundukları sosyo-ekonomik düzeye göre seçtiği bir kitapla çalışmaya başlaması gerekir. Kitabı çocukların ilgisini çekecek bir biçimde anlattıktan sonra heyecanlı bir yerde keserek devamını evde okumaları sağlanmalıdır.
& İlköğretim ve orta öğretim yıllarında çocukta eleştirici, irdeleyici bir okuma alışkanlığının gelişmesini sağlayabilmek için Don Kişot, Gulliver’in Yolculuğu, Oliver Twist gibi toplumsal eleştirel boyutu olan ünlü klasiklerden yararlanılabilir. Bu yapıtların yazıldığı döneme ve koşullara ilişkin bazı ön bilgilerin sunulması ve bunların bugün açısından değerlendirilmesi okuyucunun ilgisini arttıracaktır.
& Öğretmenin, çocukların evde bol bol okumasını sağlayabilmek için onlara yardımcı olması ve fazla ev ödevi vermemesi gerekir.
& Sınıfta bir okuma grubu oluşturulabilir ve grupların okudukları kitabı sınıfa anlatmaları sağlanabilir.
& Her kitap için bir okuma panosu oluşturulabilir. Panolardan sorumlu grupların kitabı betimleyen, tanıtan yazı, resim, karikatür gibi çalışmaları hazırlayıp asmaları sağlanabilir.
& Her öğrencinin okuduğu kitapla ilgili ilk izlenimlerini, düşüncelerini dilediği gibi not edebileceği bir okuma defterinin ya da okuma günlüğünün olması, bu defterin dersin özelliğine göre yararlanabileceği bir kaynak olarak kullanılması sağlanabilmelidir.
& Yüksek sesle iyi okuma yarışmaları düzenlenebilir. Kitaplardan, çeşitli kesitlerin okunup güzel okuma açısından değerlendirilmesi sağlanabilir.
& Kitabı resimleme, çizgi romana dönüştürme, kapak resmi hazırlama gibi yaratıcılığı geliştirme çalışmalarına yer verilebilir.
& Öğrencilere kitabı tanıtıcı çalışmaların yaptırılması, kitabın özünün, ana fikrinin çıkartılarak yorumlanması sağlanmalıdır. Okuma ve anlama, anladıklarını yazılı olarak ifade edebilecekleri çalışmalara da yer verilmelidir.
& Okullarda yapılan proje haftası kapsamında, örneğin “ bir kitap nasıl oluşuyor? ” araştırması çerçevesinde toplu olarak bir yayınevine gidilmesi, kitabın yazarından çevirmeni, dizgicisine kadar emeği geçen değişik kişilerle röportaj yapılması ve bir kitabın nasıl oluştuğunun somut olarak çocuklara gösterilmesi gerekir.
& Olanaklar uygun ise derste işlenilen kitabın yazarının ya da çevirmeninin sınıfa davet edilmesi gibi etkinlikler yapılabilir.
& Öğrenciler sık sık kitap fuarına ve sergilerine götürülebilir.
& Yazarlarla öğrenciler arasında iletişimi sağlayabilmek için çocukların okudukları kitabın yazarına, kitap üzerine duygularını düşüncelerini dile getiren okuyucu mektupları yazmaya özendirilmeleri gibi etkinlikler de yapılabilir.
Öğretmenlerin bu tür çalışmaları yaptırırken göz önünde bulundurmaları gereken en önemli nokta, okumadan keyif almanın bir sonuç değil, bir çıkış noktası olduğudur. Öğretmen genellikle iki karşıt grupla karşı karşıyadır. Okuyanlar, okumayanlar. Çözümlenmesi gereken en güç sorun, genellikle sınıfın çoğunluğunu oluşturan okumayanların bir şekilde meraklarını, ilgilerini çekip okumaya özendirebilmeleridir. Ancak öğretmen, okuyanlar kesiminde de zorluklarla karşılaşabilir. Okuyanlar, genellikle okul içi okuma ve özel okuma ayrımı yapıp, okul içi okumayı sıkıcı, özel okumayı heyecanlı ve eğlenceli olarak değerlendirirler. Okul-yaşam ikileminin kaldırılması, okumanın yaşamın doğal bir parçası haline dönüştürülmesi öğretmenin elindedir. Ancak bunun için hem çocukların ilgisini çekecek kitapların önerilmesi, hem de bu kitaplara ilişkin yapıcı bir tartışma ortamının yaratılması gerekir.
Çocukların büyük bir çoğunluğu özellikle okumayan çocuklar kitle iletişim araçlarının etkisi altındadırlar. Bu bağlamda TV’nin rolü büyüktür. Öğretmenin TV’ye karşı tavır alması aileden destek görmez ise amacına ulaşamaz. Bunun için TV’den kaynak olarak yararlanma yoluna da gidilebilir. Öğretmenin bu tür etkinlikleri gerçekleştirebilmesi, belli bir ön hazırlığı ve kültürel birikimi de beraberinde getiriyor. Bu bağlamda hem çocuk yayıncılığındaki gelişmeleri, hem de kitap tanıtım dergilerinin sürekli izlenmesi, önemli görülen yazıların dosyalanıp, kaynak oluşturması açısından bir arşiv oluşturması, çocukları iyi tanıması gibi özellikleri taşıması gerekmektedir.
Örnek Olay: Okuma Alışkanlığı Erken Yaşlarda Kazanılır.
İlkokul öğretmenimiz her günün sonunda 15dk.’yı kitap okuma etkinliği için ayırmıştı. Dersi tamamlar, çantalarımızı toplar, arkamıza yaslanarak ellerimizi kavuştururduk. Dinlemeye hazırdık! Öğretmen dolabından çıkardığı kalın çocuk romanından okumaya başlar, her gün kaldığı yerden devam ederek okumayı sürdürürdü. Sessizlik içinde ilgiyle onu dinler, devamını öğrenmek için sabırsızlanırdık. Bazen zil çaldıktan sonra da birkaç sayfa daha okuması için yalvarırdık. Okuduğu kitap, ÇİTLENBİK isimli bir keçinin dağda bayırda yaşadığı serüvenleri anlatıyordu. Kitapta resim yoktu ama ÇİTLENBİK’in hayali bende o günkü canlılığını koruyor. Onun karşılaştığı güçlüklerden yılmaması, güçlüklere karşın yaşamı coşkuyla keşfetmesi bana gizliden gizliye hep umut aşılamıştır. Bugün bile! Ve inanıyorum okuma sevgisi ve okuma alışkanlığı kazanmamda ilkokul öğretmenimin önemli bir yeri olmuştur.