| Eğitimde Motivasyonun Önemi |
|
|
|
| Cumartesi, 08 Kasım 2008 02:04 |
|
EĞİTİMDE MOTİVE ETME ( Güdüleme, İlgi Uyandırma ) Motivasyon okuldaki öğrenci davranışlarının yönünü, ÅŸiddetini, karalılığını belirleyen en önemli güç kaynaklarından biridir. Öğrenmek için her öğrenci öğrenme-öğretme süreçlerine istekli katılmak, öğrenmenin gerektirdiÄŸi ilkelere uymak öğrenmesinden sorumluluk taşımak zorundadır. Motivasyon belli amaçlara ulaÅŸmak için bir güç kazanma hali olarak aldığımızda, sınıfta gerekli ÅŸekilde motive edilmemiÅŸ öğrencinin ÅŸu davranışları göstermesi söz konusudur. “ Öğrenci derse düzenli olarak devam etmez, dikkatli dinlemez, ilgisini arkadaÅŸlarına ya da dışarıdaki hadiselere yöneltmiÅŸtir, ödevlerinde güçlükle karşılaşınca onlara cevap aramak istemez, derslere- konuya ilgisiz görünür, öğretmen tarafından derse çekilmekte güçlük çekilir.Buna karşılık motivasyonu yüksek olan öğrenci ise derslerine hazırlıklı gelir, sürekli soru sorar, tartışmalara katılır, araÅŸtırmacıdır enerjisi yüksektir. Öğrenciler iyi öğrenemiyorlarsa bunun baÅŸlıca sebeplerinden biri; derse konuya ilgi duymamalarıdır. Öğretmenin yapacağı ilk öğrencide gizli güç olan ilgiyi temin etmektir.Bir etkinlik sürecindeki bir organizmanın beklenilen davranışı sergileyebilmesi için yeterli düzeyde güdülenmesi gerekir. Güdüleme boyutunda yetersizlik gösteren organizma ulaÅŸması gereken hedefe odaklanma bakımından problemler gösterecektir. Kendisini bir bütün olarak sorumluluk taşıdığı etkinliklere deÄŸil de konu dışı etkinliklere taşıyabilecektir. Kısaca ifade etmek gerekirse; güdülenmiÅŸ davranışlarla güdülenmemiÅŸ davranışlar ÅŸu yönlerden farklıdır: İlgi duyma ve dikkat etmede süreklilik.
Okulda öğrenme-öğretme süreci içinde yukarıda belirtilen davranışları yapabilen öğrenci yüksek derece de güdülenmiş demektir. Öğrenmede güdülemenin etkisi ve önemini ifade eden öğrenme kuramları, öğretimde kazandırılacak davranışların hayatta öğrencinin ne işine yarayacağı, hangi problemlerin çözümünde kullanılacağı haberdar ederek öğrenmelere karşı güdülemelerinin sağlanabileceği belirtilmektedir. Güdülemeyi, dıştan güdülenme ve içten güdülenme olarak iki kısımda açıklayabiliriz.Sonuçta her ikisi de organizmanın bir davranışı gerçekleştirme sürecindeki kararlılığı hedeflemektedir. Ancak organizmayı harekete geçiren gücün kaynağında dolayı farklılaşmaktadır.İçten güdülenme de organizmayı güdüleyen unsur organizmanın kendisi iken, dıştan güdülenmede organizma dışı unsurların organizmaya etkisi söz konusudur. Birincisinde gerçekleştirilecek davranışı organizma kendisi için gerekli gördüğünde yaparken , ikincisinde dış uyaranların etkileriyle davranışın önem ve gereğine inanmaktadır.Burada öğretmenlere düşen görev öğrencileri dıştan güdeleyici uyaranlarla öğretim faaliyetlerine daha etkin katılmalarını sağlamaktır. Başarıyı sağlamak ve arttırmak için öğretmenler öğrencilerde belli dönemlerde baskın olan güdülere göre hareket etmelidirler. Okulda olumlu motivasyonu sağlamak için genel yaklaşımlar ve yapılacak belli başlı işlemler şu maddelerle ifade edilebilir.
Öğrencileri Öğrenmeye Motive EtmeBütün dünyada, ebeveynler ve öğretmenler, öğrencilerin niçin her geçen gün okula ve okul derslerine daha az ilgili göründüklerini anlamak için saçlarını yoluyorlar. Ebeveynlerin görevi, basitçe, çocuğu okul için hazırlamak, onu okula götürmek ve ödevlerin düzenli olarak yapılmasını sağlamaktı. Öğretmenlerin vazifesi, öğrenciye bilgiyi sunmak ve alıştırmalarda onlara yardımcı olmaktı. Bunlar, artık çalışır görünmüyor. Hem ebeveynler hem de öğretmenler, sürekli olarak, öğrencilerin iyi akademik performanslarını sağlamak için yeni stratejiler geliştirmek zorundalar. Öyle görünüyor ki, bazan rüşvete bile başvurmak zorundalar. Muhtemelen problemin bir kısmı, öğrencileri gerçekten neyin motive ettiğini anlama eksikliğidir. Motivasyon, tanımlaması ve açıklaması zor bir konudur. Motivasyon, genellikle, belli bir davranışı neyin uyardığına ve neyin devam ettirdiğine göre anlaşılır. Bununla birlikte, en azından okul amaçlı kabul gören, iki tür motivasyon vardır: Dışsal motivasyon ve içsel motivasyon. Dışsal motivasyon genellikle dışsal ödüllerden kaynaklanır: Hediyeler, notlar, hatıratlar ve diğerlerinden daha iyisini yapma isteği. Bu, öğrenciyi tamamen bu ödüller için hareket etmeye yönlendirir ya da utanç duruma düşmekten ya da sıkıntılı duruma düşmekten sakınmaya yönlendirir. İçsel motivasyon kişinin içinden gelir. Bir yetenek geliştirmede, eğer bir öğrenci kendini tatmin etme duygusuyla daha iyisini yapmaya yönlendiriliyorsa, o zaman öğrenme daha anlamlı ve daha kalıcıdır. Motivasyon aşağıdaki şartlarda optimumdur: · Kişi, dışsal baskıya karşılık olarak değilde kendi gerekçesiyle işi üstlenir. . Ödev üstesinden gelinebilecek düzeydedir. · Yeterince seçenek vardır. Ebeveynler ve öğretmenler, bu koşulları optimize etmek için, öğrenme ortamını nasıl hazırlarlar? Bu soruya cevap geniş ve çeşitlidir. Belirli stratejiler, çeşitli kültürlere ve ortamlara bağlı olabilir. Fakat, aşağıdaki genel prensipler uygulanmalıdır:
3. Ödev, aynı zamanda, anlamlı ve öğreniciyle alakalı olmalıdır. Öğrenci sık sık ÅŸu yorumu yapar "Bunu niçin öğrenmem gerekiyor …. Büyüdüğümde bunu asla kullanmayacağım! ". Ödevin amacı, birbiriyle ilgisiz gerçekleri hafızaya kaydetmek yerine, yetenek geliÅŸtirme ya da kazandırma olmalıdır. 4. Ödüllerin uygun kullanımı. Övgüyü serbestçe kullan. Sadece performans için deÄŸil, gayret ve ilerleme için ödüllendir. 5. Seçenek saÄŸla. EÄŸer, öğrenciler ödev nedir, nasıl yapılır ve sunulur gibi ödevle ilgili söz söylerlerse bir ödeve katılmak için daha çok motive olacaklardır. Öğretmen ne kadar herÅŸeyi kontrol ederse, öğrenici o kadar az motive edilmiÅŸ olacaktır. 6. Öğrenme alıştırmasının yapısı motivasyon düzeyini etkiler. Anlaşılır talimatlar verilmiÅŸ olmalıdır. Öğrenci, kendisinden ne beklendiÄŸinden emin olmalıdır. Ödevin nasıl yapılacağı ile ilgili açıklamalar spesifik ve iyi anlaşılır olmalıdır. Hızlı ve faydalı geriye dönüşler önemlidir. Öğrencinin nerede yanlış yaptığını ve nasıl düzeltebileceÄŸini gösteren yorumlarla, çabucak geri verilen bir ödev, sadece B ya da C notu verilen bir ödevden çok daha faydalıdır. 7. Destekleyici bir çevre olmazsa olmaz koÅŸuldur. Öğrenciler (ya da konu ile ilgili her kimse), boÅŸa çıkarıldıklarını ya da tehdit edldiklerini hissettiklerinde iyi performans gösteremezler ya da iyi düşünemezler. Ebeveynler ve öğretmenlerin öğrenci ile geliÅŸtirdiÄŸi iliÅŸki kolaylaÅŸtıran ve rahatlatandan biri olmalıdır: Cesaretlendirici bir söz ya da ses tonu, omuza bir el dokunuÅŸu. Bunlar önemsiz gibi görünebilir fakat öğrenme üzerindeki etkisi önemlidir. Kısaca, öğrenciler iyi davranıldığında, saygı gördüğünde, cesaretlendirildiÄŸinde ve ödev anlamlı olduÄŸunda, yüksek düzeylerde motivasyon kendiliÄŸinden geliÅŸecektir.
|